Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü - XML
Sinema ve Televizyon terimleri ile ilgili bilgileri burada bulabilirsiniz


IDTerimAçıklama
1411görüntü iş eşlemiSinema Yalnız görüntü taşıyan iş eşlemi.
1412görüntü kurgusuSinema Görüntü kuşağında gerçekleştirilen kurgu.
1413görüntü kuşağıSinema 1. Yalnız görüntü taşıyan kuşak. 2. Sesli filmde, kuşağın sese karşılık görüntü bölümünü belirten terim.
1414görüntü negatifiSinema Alıcıda kullanıldıktan ya da pozitif görüntüyle işlemden geçirildikten sonra sağlanan negatif.
1415görüntü öğeleriSinema/TV. Bir sinema ya da televizyon görüntüsünü oluşturan belli başlı öğeler. (Bunlar çerçeve/çerçeveleme, görüntü düzenlemesi, görüş noktası, alıcı açısı, çekim ölçeği, oyun-oyuncu, çevre/bezem/görünçlük donatımı/giysi/ makyaj, aydınlatma, renk, içerik/tema/konu/senaryo/dramatik yapı, devinim, ses, görünçlükleme/yönetimdir).
1416görüntü pozitifiSinema Pozitif görüntü taşıyan kuşak.
1417görüntü saptamaTV. Televizyon görüntülerinin herhangi bir amaçla ileride kullanılmak üzere bir gereç üzerine alınması.
1418görüntü ve ses negatifiSinema Görüntü ile sesin aynı negatif üzerinde birleştirilmişi.
1419görüntü yönetmeniSinema/TV. Alıcı devinimlerinin düzenlenmesinden, görünçlüğün aydınlatılmasından, görüntülerin yönetmenin isteklerine uygun biçimde sağlanmasından, alıcı takımının denetiminden sorumlu kimse.
1420görüntü-ortikon alıcıTV. Görüntü-ortikon ışıtaçlı alıcı.
1421görüntü-ortikon ışıtacıTV. Özellikle dışarı çalışmalarda kullanılan son derece duyar alıcı ışıtacı çeşidi.
1422görüntülemeSinema/TV. 1. Belirli bir konuyu, buna en yatkın görüntüler içinde tasarlama, yaratma, gerçekleştirme. 2. Konuyu, görüntü olarak verme.
1423görüntülükSinema 1. Göstericinin, üzerine görüntüleri yansıttığı, filmin izlenmesini sağlayan, çeşitli dokuda, beyaz, gerilmiş yüzey. 2. (Mecaz olarak) Sinema. TV. 3. Almaç ışıtacının dışarıya bakan, üzerinde görüntüler izlenen, iç çeperi ışınır özdekle sıvalı, dikdörtgen biçimindeki bölümü.
1424görüntülük boyubk. boy
1425görüntülük eniSinema Görüntülüğün, yatay uzun kenarıyla ya da yükseklik ve eniyle birlikte söylenerek belirtilen boyu.
1426görüntülük parlaklığıSinema 1. Bir gösterici, filmsiz olarak çalıştırıldığında, göstericiden görüntülüğe düşüp yansıyan ışığın niceliği. TV. 2. Almaç görüntülüğünden yansıyan ışığın niceliği.
1427görünür ışıkSinema/TV. İzgenin gözle görülebilir bölümünde (1012 kHz) yer alan dalgalar, ışık dalgaları.
1428görüş açısıbk. açı
1429görüş alanıSinema/TV. 1. Bir alıcı merceğinin kapsadığı alan. 2. Alıcının görüş açısının kapsadığı alan.
1430görüş çizgisiSinema Bir sinema salonunda koltukta oturan olağan boyda izleyicinin gözünden görüntülüğe inen dikme.
1431görüş noktasıbk. alıcı görüş noktası
1432görüşümSinema/TV. 1. Bir televizyon bildirmeni ya da alıcılı bildirmenin, herhangi bir kimsenin belirli konulardaki görüşlerini, bilgilerini aktarmak amacıyla sorular sorup yanıtlar almağa çalışarak hazırladığı izlence ya da film. TV. 2. Bir televizyon bildirmeninin herhangi bir olayla ilgili olarak kendi gördüklerini, işittiklerini görüntü ve sözle aktarmasına dayanan izlence.
1433görüşüm filmiSinema Bir alıcılı bildirmenin herhangi bir olayla ilgili olarak kendi gördüklerini, işittiklerini görüntü ve sözle aktarmasına dayanan film.
1434göstericiSinema Sinema filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (Göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. Bir göstericinin başlıca bölümleri şunlardır: Göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara filmin aralı devinimini sağlayan düzenek filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek ses bölümü (okuma bölümü) gösterici ışıtacı (ışık kaynağı) gösterici merceği).
1435gösterici ayağıSinema Göstericinin, üzerine yerleştirildiği ve sallanmaksızın gösterim yapmasını sağlayan ayak çeşidi.
1436gösterici hızıSinema Göstericide filmin pencere önünden saniyede belirli resim sayısıyla geçmesini anlatır terim. (Film alıcıda hangi hızla saptanmışsa, devinimin doğallığı için, göstericide de aynı hızla oynatılmak gerekir).
1437gösterici ışıtacıSinema Göstericide, film üzerindeki resimleri görüntülüğe yansıtmakta kullanılan güçlü ışık kaynağı.
1438gösterici ışıtaçlı televizyonTV. Yüksek gerilimli bir eksiuç ışıtacı yardımıyla televizyon görüntülerini görüntülüğe yansıtan almaç çeşidi.
1439gösterici kömürüSinema Göstericide ışık kaynağı olarak kullanılan ışık yayının kömürü.
1440gösterici merceğiSinema Göstericinin, güçlü bir ışık kaynağıyla aydınlatılan film üzerindeki resimleri görüntülük üzerine düşürmekte kullanılan merceği.

* Görseller ve İçerik tekif hakkına sahip olabilir